Neden Denizatı Gibi Görünüyorsunuz: Trim Pozisyonunuzu Düzeltin Ya da Sularımdan Çıkın
Su altında merdiven tırmanıyor gibi görünüyorsunuz. Bu çirkin, resifleri yok ediyor ve havanızı boşa harcıyor. Bırakın Tatay Santiago size bir bira şişesi gibi dikey değil, bir köpekbalığı gibi dümdüz (trim) olmayı öğretsin.

Hay naku. Dün bir grubu Cathedral Rock'a götürdüm. Görüş iyiydi. Belki 20 metre. Ama dalgıçların çıkardığı toz bulutu yüzünden balıkları göremedim.
Arkama bakıyorum ve ne görüyorum? Beş tane "denizatı". Ne demek istediğimi biliyorsunuz. Dikey duran dalgıçlar. Baş yukarıda, paletler aşağıda, merdiven tırmanmaya çalışıyor gibi suyu tekmeliyorlar. Yüzmüyorlar. Okyanusla savaşıyorlar. Ve okyanusla savaştığınızda, her zaman okyanus kazanır.
Bana soruyorsunuz, "Tatay Santiago, neden suyun içinde hep ayakta duruyorum? Neden senin gibi dümdüz yatamıyorum?"
Otur aşağı. O süslü split paletlerini (split fins) ve parlak titanyum dalış bilgisayarını (dive computer) kenara koy. Beni dinle. Sorun ekipmanında değil. Sorun fiziği anlamaman ve tembel olman.
![]()
Tembel Olmanın Fiziği (Streamlining)
Neden benim hala 150 barım varken senin hava göstergen 30 dakika sonra kırmızıya düşüyor bilmek ister misin? Sürtünme (drag) yüzünden.
Su ağırdır. Havadan 800 kat daha yoğundur. Sokakta yürürken hava önünüzden kolayca çekilir. Su altında hareket ederken ise suyu kenara itmek zorundasınız.
Bir bıçak hayal edin. Suyu keskin tarafıyla keserseniz kolaydır. İşte iyi trim (trim) budur. Dümdüzsün. Yataysın. Suyu başın ve omuzlarınla kesersin.
Şimdi bıçağı yan çevirdiğinizi ve eti öyle kesmeye çalıştığınızı hayal edin. Takılır kalır. Suda "ayakta durduğunuzda" işte bu olursunuz. Suyu tüm göğsünüzle, karnınızla, bacaklarınızla itiyorsunuz. Bir duvar gibisiniz.
Duvar Olmanın Bedeli
Dikey olduğunuzda, suya çarpan yüzey alanınız devasa olur.
- Sürtünme (Drag) artar. Bir metre ilerlemek için daha fazla enerji harcarsınız.
- Efor artar. Bacaklarınız daha çok çalışır.
- Oksijen ihtiyacı artar. Kaslarınız oksijen diye bağırır. Ağır nefes alırsınız. Tüpü kurutursunuz.
- CO2 birikir. Başınız ağrır. Paniklersiniz.
Dalgıçlar görüyorum, maraton koşuyor gibi bacaklarını pompalıyorlar. Sus! Sadece uzan. Eğer dümdüzsen (horizontal), tek bir küçük vuruş seni üç metre ileri götürür. Eğer ayaktaysan, bir metre gitmek için on kere vurursun.
Bacaklarınız Neden Ağır: Ağırlık Merkezi
"Ama Santiago," diyorsun, "dümdüz yatmaya çalışıyorum ama bacaklarım batıyor!"
Bu basit mekaniktir. Bir tahterevalli (see-saw) gibidir.
Vücudunuzun iki merkezi vardır:
- Yüzerlik Merkezi (Center of Buoyancy): Burası göğsünüzdür, denge yeleğinizin (BCD) ve ciğerlerinizin olduğu yerdir. Bu sizi YUKARI çeker.
- Ağırlık Merkezi (Center of Gravity): Burası ağırlığınızın olduğu yerdir. Çoğunuz için kalçalarınız (ağırlıklar) ve ağır kauçuk paletlerinizdir. Bu sizi AŞAĞI çeker.
Eğer Yüzerlik Merkeziniz göğsünüzde, Ağırlık Merkeziniz belinizdeyse ne olur? Göğsünüz yukarı yüzer, kalçanız aşağı batar. Dikey hale gelirsiniz. Denizatı olursunuz.
Bu iki merkezi birbirine yaklaştırmanız veya dengelemeniz gerekir.
![]()
Ağırlık Sistemi Savaşları
Benim zamanımda sadece kemerimiz vardı. Bir örgü kayış üzerinde kurşun bloklar. Şimdi cepleriniz, klipsleriniz, trim ağırlıklarınız (trim weights) var. Ama onları yanlış kullanıyorsunuz.
Kurşunları nereye koyduğunuza bir bakalım.
| Ağırlık Yeri | Trim Üzerindeki Etkisi | Santiago'nun Kararı |
|---|---|---|
| Bel Kemeri (Waist Belt) | Alt gövdeyi aşağı çeker. Bacaklarınızda yüzerliği fazla bir ıslak elbise varsa iyidir, bacaklarınız zaten ağırsa kötüdür. | Eski usul. Yerini ayarlamayı bilirseniz işe yarar. |
| Entegre Cepler (Integrated Pockets) | Kemerle aynı, ama daha kaba. Genelde kalçada çok aşağıda durur. | Rahattır ama genelde sarhoş bir tekne gibi bir yandan bir yana yalpalamanıza neden olur. |
| Trim Cepleri (Tank Kayışı) | Ağırlığı omuzlara/sırtın yukarısına verir. Göğsü aşağı itmeye ve bacakları kaldırmaya yardımcı olur. | İşte sır budur. Eğer bacaklarınız batıyorsa, buraya 1-2 kg koyun. |
| Ayak Bileği Ağırlıkları (Ankle Weights) | Ayakları aşağı çeker. | ÇÖP. Atın gitsin. Ayaklarınızı neden daha ağır yapasınız ki? |
Eğer bacaklarınız sürekli batıyorsa, belinizde çok fazla ağırlık var demektir. Biraz kurşunu tüpünüzün üst kayışına (trim ceplerine) taşıyın. Bir karşı ağırlık gibi çalışır. Omuzlarınızı aşağı iter ve tahterevalli gibi bacaklarınız yukarı kalkar.
Ayrıca tüpünüze bakın. Çelik tüp (steel tank) kullanıyorsanız ağırdır. Alüminyum (Filipinler'deki çoğu kiralık ekipman gibi) kullanıyorsanız, hava tükendikçe tüp pozitif yüzerlik (positively buoyant) kazanır. Tüpün altı yukarı kalkar.
- Bacaklar düşüyor mu? Tüpü sırtınızda daha yukarı kaydırın. Bu ağırlığı yukarı taşır. Ağırlıkları üst kayıştaki trim ceplerine taşıın.
- Kafa mı düşüyor? Tüpü aşağı indirin. Ağırlıkları belde tutun.
Batangas'tan Bir Hikaye
İki yıl önce, genç bir adam benimle dalmaya geldi. Her şeyi tamdı. Parlak yeni bir BCD, vericili (transmitter) bilgisayar, çubuk üzerinde GoPro. Noel ağacı gibi görünüyordu.
Bir akıntı dalışına (drift dive) gittik. Akıntı orta seviyeydi. Çok güçlü değil ama hareketliydi.
Suya atladı ve hemen kamerasıyla oynamak için dikey pozisyona geçti. Akıntı göğsüne bir kamyon gibi çarptı. Olduğu yerde kalmak için sertçe tekmelemeye başladı. Bisiklet çevirir gibi (bicycle kicking) vuruyordu. Her yer toz duman oldu. Mercan poliplerinin çığlık attığını duyabiliyordum.
Ona işaret ettim: "Düzleş (Get flat)." Bakmadı bile. Bilgisayarına bakıyordu.
Dalışın on beşinci dakikasında yanıma koştu. Gözleri faltaşı gibi. Elini boğazına götürdü; hava bitti işareti.
On beş dakika! Benim hala 180 barım vardı.
Hemen yedek regülatörümü (octopus) verdim. Onu sabitlemek için tüp vanasından tuttum. Onu ileriye, yatay bir pozisyona doğru yatırdım. Aniden çırpınmayı bıraktı. Su üzerimizden akıp geçti. Yapraklar gibi süzüldük. Sakinleşti.
Tekneye çıktığımızda, "Tatay, akıntı çok güçlüydü!" dedi.
Dedim ki, "Hayır anak (evlat). Akıntı normaldi. Sen sadece bir kasırganın içinde ayağa kalkmaya çalışıyordun."
Nasıl Pratik Yapılır (Tembel Olmayı Bırakın)
Bunu düzeltmek mi istiyorsun? Çalışman lazım. Etrafta bakacak balina köpekbalığı yokken pratik yapman lazım. Bir sonraki dalışında şunları yap:
1. Görselleştirme: Paraşütçü
Uçaktan atladığınızı hayal edin. Sırtınızı hafifçe kavis yaparsınız. Kalçalarınızı ileri itersiniz. Dizleriniz 90 derece bükülüdür. Paletleriniz zemine paraleldir.
Tek pozisyon budur. Çubuk gibi olma. Masa gibi ol.
2. İleri Bakma Kuralı
Vücut başı takip eder. Eğer ayaklarına bakarsan, bir top gibi kıvrılır ve yuvarlanırsın. Eğer doğrudan altındaki zemine bakarsan, dikey hale gelirsin.
İleri bak. İlerideki resife bak. Horizona (ufka) bak. Çeneni kaldırarak doğal olarak sırtını kavisli yapar ve bacaklarını yukarı çekersin.
3. "Ölü Adam" Askıda Kalışı (The Dead Man Hover)
Kumluk bir bölgeye git. 5 metre derinlik (emniyet dekompresyonu derinliği). Nötr (neutral) olana kadar BCD'ne biraz hava ekle. Sonra palet vurmayı bırak.
Ellerini hareket ettirme. Paletlerini hareket ettirme. Sadece nefes al.
- Eğer batıyorsan, bir fırt hava ekle.
- Eğer yükseliyorsan, biraz hava boşalt.
- Eğer ayakların düşüyor ve ayağa kalkıyorsan: Ağırlıklarının yerini değiştirmen gerekiyor.
Bununla paletlerinle savaşma. Vücudunun dengenin nerede yanlış olduğunu göstermesine izin ver. Eğer önce ayakların kuma değerse, kemerinden 1 kg'ı tüp kayışına taşı. Tekrar dene.
![]()
4. Kurbağa Palet Vuruşunu (Frog Kick) Öğrenin
Normal palet vuruşu (flutter kick - yukarı aşağı) sizi yalpalar. Suyu aşağı iter, bu da sizi yukarı iter. Bu şnorkelciler içindir.
Kurbağa vuruşunu öğrenin. Aşağı değil, geriye doğru itersiniz. Paletlerinizi yatay tutar. Zemini bulandırmanızı engeller. Size çaba harcamadan güç verir.
Son Söz
Dalış suyla savaşmak değildir. Teslim olmaktır.
Eğer yatay kalmak için savaşıyorsanız, ekipman kurulumunuz yanlıştır. Ağırlıklarınızı düzeltin. Onları yukarı taşıyın.
Eğer ilerlemek için savaşıyorsanız, duruşunuz yanlıştır. Düzleşin.
Çırpınan bir ahtapot gibi göründüğünüz için kaplumbağaları korkutan o dalgıç olmayın. Balıkların görmezden geldiği o dalgıç olun. Suyun bir parçası olun.
Şimdi gidin takımınızı durulayın. Ve patiklerin (booties) içini de yıkayın, çok kötü kokuyorlar.
Hay naku.
![]()